1932 HELICRON

İletişim araçlarının gelişiminin yanı sıra, seyahat araçlarının da gelişimi uzak mesafeler arasını inanılmaz derecede yakınlaştırdı. Öyle ki çok eski dönemlerde hayvanlarla yapılan seyahatler günlerce, aylarca sürebiliyordu. Bir kervanla yolculuk ne uzun sürermiş. Tabi bu sürecin zorlukları da çok fazla. Günlerce, aylarca seyahat halinde olmak sağlık açısından pek de iyi sonuçlar doğurmaz herhalde. Günümüze kadar gelen ve gelişen seyahat araçları nasıl da bir değişimin içinden geçerek şimdiye kadar gelmiş? Tabi bu değişimin nedeni teknoloji, ihtiyaçların değişimi, yaşamda kolaylık arayışları, farklı çözümlerin gerekliliği ve buna benzer şeyler… Atlar, develer, filler ve diğer binek hayvanlarla yapılan seyahatler, bu hayvanlara bağlanan arabalar, yani at arabaları gibi, sonrasında gemiler, trenler, otomobiller, uçaklar… Tabi bu sürede bu araçlar mükemmel hızlara ulaşmış durumda.

Tüm bunların yanında kişisel merakla icat edilen bazı araçlar var. 1932 yılında Fransa`da yapılan Helicon isimli pervaneli arabanın gerçekten görüntüsü çok ilginç. Üstelik bu araba 2000 yılında Fransa`da bir ahırda tesadüfen bulunmuş. Orjinal haline çok fazla dokunulmadan küçük çaplı restore edilmiş. Uçak yapımının ilk dönemlerinden etkilendiğini düşünüyorum. Arabanın gövdesi ahşaptan yapılmış. Ahşap bir gövde ile bu pervaneli arabanın uçabileceği düşüncesi ile mi yapıldı? Belki de… Pervane bunu kanıtlar nitelikte. Ama arabanın şirin bir görüntüsü var. Gelecekte uçan arabaların şuandaki birçok arabanın yerini alacağı aşikar. Ama “1932 Helicon” açıkçası bir klasik…

Bir Yorum Yazın