BİLGİNİN YOL ARKADAŞI “KAĞIT”

Günümüzde kalem ve kağıt ikilisi üzerine söylenebilecek o kadar çok şey var ki… Mesela kağıttan bahsedelim. Şuan kullandığımız özelliklere sahip ilk kağıt M.Ö. Çinli Cai Lun tarafından icat edilmiştir. Tabi çok daha öncesinde üzerine yazı yazmak için papirüs kullanılıyordu. Bu icat ile birlikte edebiyat, sanat, bilim, iletişim ve daha bir çok alandaki gelişim kağıdın var olması üzerinedir. Kağıt tabi ki tek başına anlam ifade etmiyor. Kalemle, yazıyla bütünleşen kağıdın ortaya çıkardığı muazzam bilgi hazinesi yüzyıllar boyunca insanoğlu için bir değerler manzumesi olmuştur. Kağıdın içinde neler var neler… Edebiyatı, bilimi, sanatı koyalım. Hikayeleri, şiirleri, romanları koyalım. Tarihi, müziği, resimleri, destanları koyalım. İnsana, doğaya dair ne varsa düşüncelerden, sözlerden yazıya dökülüp; sözü, sahibinden çok daha uzun yaşatan kağıda saygı duymamak ne mümkün.

Kağıt 1000 yılın üzerindeki varlığı ile 21. Yüzyıl`da yerini dijital alanlara bırakmaya hazırlanıyor. Modern teknoloji kağıdın da gücünü kırmaya başladı. Tabi kağıdın ağaçlardan elde edildiği gerçeğini düşündüğümüzde dijital yazıya geçiyor olmak bir bakıma faydalı. Modern teknoloji hakkında yazdığım konuya buradan ulaşabilirsiniz. Bilgisayar, internet, sosyal medya, dijital kitaplar, akıllı telefonlar ve daha birçok teknolojik ürün ve hizmet kalem ile kağıdın arasını hayli açmış durumda. Dijital dünya hakkında yazdığım diğer bir blog yazımda da internet, sosyal medya, mobil telefon ve diğer istatistiklere dair veriler aslında kağıdın yavaş yavaş yok oluşunu da gösteriyor. Dijital dünya argümanlarının kullanım oranları ve istatistiklerine buradan ulaşabilirsiniz. Gazeteler, dergiler, kitaplar, mektuplar ve yazıya dökülen birçok bilgi şimdi dijital ortamlarda karşımıza çıkıyor. Şuan okuduğunuz bu yazı bile kalemle değil dijital tuşlarla yazıldı. Dijitalleşen dünyada bilginin anlık edinimi ne kadar iyiyse de; kağıdın kokusunu hissederek yazıları okumak ve yazmak başka bir tat bırakıyor insanda. Kağıttan yapılan oyuncaklar, gemiler, uçaklar, resimler ve hatta kağıttan ismini alan yemekler… Malatya`nın meşhur kağıt kebabı gibi… Okunmuş eski gazetelerin yemek masalarında örtü olarak kullanılması… Ve daha neler neler…

Kağıdın algı üzerindeki etkisi

Bir gün öğrencilerine ders veren bir öğretmen, masasının üzerinde duran beyaz bir kağıdın ortasına siyah bir kalemle küçük bir nokta çizmiş. Sonra bu kağıdı tüm öğrencilerin göreceği şekilde havaya kaldırarak burada ne görüyorsunuz diye sormuş. Sınıftaki bütün öğrenciler sadece siyah bir nokta gördüklerini söylemişler. Öğretmen de onlara “Koskoca beyaz kağıdı görmüyorsunuz da, içindeki küçücük bir siyah noktayı mı görüyorsunuz?” demiş.

Kağıdın insana benzetildiği, iyi ve kötü, güzel ve çirkin algısında esas olarak iyinin, güzelin ve olumlu yönlerin görülmesi gerektiğini anlatan ders niteliğindeki bu hikaye ile birlikte; gelin bir de kağıt ile yapılan güncel el sanatlarına bakalım.

Kağıt sanatları

Kalem kağıttan uzaklaşınca kağıtla yapılan el sanatlarında farklı görseller ortaya çıkmış. İngiliz kağıt sanatçısı Pippa Dyraga kağıtlarla zaman geçirerek, büyük bir titizlikle ve hayal gücüyle ortaya ilginç kağıt eserler çıkarmış.

[Toplam:8    Ortalama:5/5]

Bir Yorum Yazın