Bir Kurbağa Efsanesi

SU TUTAN KURBAĞA

Avustralya`nın yerli halkı olan Aborjinler, doğanın dengesinin sorunsuz bir şekilde devam etmesi için dengeli bir enerjinin sürdürülmesi gerektiğine inanıyordu. Böylelikle yaşanılabilir bir dünyada tüm canlılar hayatlarına devam etmekteydi. Bu denge mevsimlerin, rüzgarların, denizlerin, ırmakların, insanların, kara ve deniz canlılarının normal yaşam standartlarının devamlılığını sağlamaktaydı. Bu denge kadim zamanlarda efsaneye göre bozulur. Bu dengeyi bozan ise bir kurbağadır.

KURBAĞA TİDDALİCK

Aborjinler çok eskiye dayanan bu efsaneyi kurbağa Tiddalick`in hikayesi olarak şöyle anlatır:

Kurbağalar genellikle toprağın içinde kalır ve yağmurlu havalarda dışarı çıkıp su içerler. Kurbağa Tiddalick bir gün çok susamış olarak uyandı ve bütün suları kana kana içmeye başladı. Öyle çok susamıştı ki saatlerce tüm tatlı suları içti. Yaşamın olduğu yerlerde hiç tatlı su kalmamış olması nedeni ile bitkiler ve diğer canlılar yok olmaya başladı. Büyük bir kuraklık başladı. Orada yaşayan diğer hayvanlar Tiddalick`in içtiği sudan vazgeçmesini ve suyu geri vermesini istediler. Ama kurbağa Tiddalick bir türlü bu inadından vaz geçmiyordu.

Hayvanlar türlü türlü ikna yöntemleri deniyordu ama nafile. Bir baykuşun aklına bütün hayvanların kurbağa Tiddalick`in karşısına geçip onu türlü davranışlarla güldürerek bunu başarabilecekleri fikri geldi. Böylelikle kurbağa Tiddalick gülecek ve ağzındaki su dışarı akacaktı. Birçok başarısız davranıştan sonra kurbağa Tiddalick gülmeye başladı ve ağzındaki su dışarı çıkarak tüm kurak yerleri, ırmakları doldurdu. Böylelikle hayat yeniden canlandı.

Aborjinler`in mitolojisinde yer alan kurbağa Tiddalick`in hikayesi hala Avustralya`da bazı çocuk kitaplarında da anlatılır.

Bir Yorum Yazın