ELEKTRONİK POSTASI OLMAYAN ADAM

Mektuplardan elektronik postaya geçiş

İnsanın yaşayacağı dönemi seçemiyor olması büyük bir kayıp mı, büyük bir kazanç mı? Modern teknolojinin muhteşem kazanımlarının yanında bir de yok ettiklerini daha önce yazmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. Mektuplar da bunlardan biri… Yani kağıdı kalemi alıp yazmaktan, zarfa koymaktan, pul yapıştırmaktan ve göndermekten bahsediyorum. Günlerce karşı taraftan gelecek cevabın beklentisi içinde olmak nasıl bir sabır ister kim bilir…

Mektupların yerini elektronik iletişim araçları aldı şimdi. E-mail de bunlardan biri. Yani elektronik posta… Elektronik postalarda hasret, sabır, aşk, sevgi, özlem, keder, hüzün, beklenti ve daha birçok duygu var mı? Eeee tabi bu duyguları elektronik postaların içinde barındırmak biraz zor. Ama ne var elektronik postalarda? Hız var, sürat var, anlık iletişim var, iş var, kolaylık var, zamandan tasarruf var… Söz uçar yazı kalır misali eski mektuplardaki yazılar yorgun düşüp silinip gitse de, elektronik postalardaki yazıları silip yine elektronik çöp kutusuna göndermezseniz orada aynı tazeliğiyle yıllarca kalır.

Elektronik postası olmayan bir adamın şu hikayesine kulak verelim…!

İşsiz bir adam temizlik işleri için bir şirkete başvurur. İnsan kaynakları ön görüşmeden sonra adamın temizlik işlerindeki hünerini görmek için onu test eder. Gayet başarılı olan adam bu testi geçer ve ona “Tamam, işe alındın” elektronik postanı ver sana başvuru formu gönderelim ve aynı zamanda işe ne zaman başlayacağını bildirelim derler. Adam çaresiz bir şekilde elektronik postasının olmadığını ve şuana kadar hiç kullanmadığını söyler. İnsan kaynakları onun adına üzüldüğünü, elektronik postası olmayan kişinin esasında var olmadığını, bu nedenle kendisinin işe alınamayacağını söyler. Adam çaresizce ve umutsuzca oradan ayrılır, cebindeki son parası olan 10 TL ile bir markete girer ve o paranın tamamı ile limon alır. Kapı kapı dolaşarak bu limonları satar ve sermayesini 20 TL`ye çıkararak akşam eve gider. Ertesi gün o sermaye ile tekrar limon alır ve akşama kadar satış yaparak sermayesini yine katlayıp eve döner. Diğer gün yine aynı şeyi yapar ve birkaç gün sonra bu işi yaparak hayatını devam ettirebileceğini anlar. Her gün sermayesini üçe dörde katlar ve bir süre sonra bir el arabası alır. Daha sonra bunu bir kamyonetle değiştirir ve işleri ilerleterek artık birçok kamyoneti olan bir nakliye şirketinin sahibi olur. Aradan 5 yıl geçer ve adam artık büyük sermayesi olan bir gıda şirketinin sahibi konumundadır. Ailesini ve geleceğini düşünen adam hayat sigortası yaptırmaya karar verir. Bir sigorta şirketini arayan adam kendine göre bir hayat sigortası planı seçer ve tam konuşma bitmek üzereyken sigortacı teklifi ve poliçe örneklerini gönderebilmek için adamın elektronik postasını ister. Adam elektronik postasının olmadığını söyler. Sigortacı şaşırır: “Hayret…! Elektronik postanız yok ama muhteşem bir hanedanlık kurmuşsunuz, nasıl olur da böyle büyük bir şirketin patronu olarak elektronik postanız olmaz, bir de elektronik postanız olsaydı kim bilir ne olurdunuz..” der. Adam da sigortacıya ” Ne olacak, Elektronik postam olsaydı şuan bir temizlikçi olurdum” der…

Bir Yorum Yazın