İnsanoğlunun Hayal Gücü

Bir zamanlar bir kabile varmış. Yerleşik hayatın olmadığı, tarım faaliyetlerinin yapılmadığı bir dönemde yaşayan avcı-toplayıcı bu kabilenin bireyleri günlerce dışarıda yiyecek ararmış. Tabi vahşi hayvanlarla baş etmek oldukça zor, yiyecek bulmak oldukça zahmetliymiş. Avcılık yapan ve ormanda yiyecek toplayan bu insanlar yeterince yiyecek topladıktan sonra mağaralarına döner ve dinlenirlermiş. Kış ayları çok sert ve çetin geçermiş. Böylelikle uzaklara gidemeyen bu insanlar, bulundukları çevrede yaşamlarını sürdürmenin yollarını ararken; vahşi hayvanlar da hiç olmadıkları kadar saldırgan davranışlarla bu insanları kapana kıstırırmış. Kılıç dişli kaplanlar, mamutlar, aslanlar ve o dönemin saldırgan, bir o kadar da görkemli canlıları her yerde varlığını sürdürüyormuş. Kabilenin insanları kendilerini korumak ve yaşam alanı oluşturmak için bu görkemli canlılardan korunmanın yollarını aramışlar. Mağaralarda yaşayıp, ateşi kullanarak, ağaç dalları ve taşlardan kesici aletlerle bu işin üstesinden gelmeye çalışmışlar.

Bir çocuk bu hayvanlardan o kadar etkilenmiş ki, hayal gücü ile kafasında bir “Aslan adam” tasviri kurmuş. İnsan gibi yürüyen, insan gibi konuşan, ayakta duran bir aslan adam… Çocuk hayal gücüyle oluşturduğu bu aslan adamı ailesine anlatmış. Ailesi o kadar çok etkilenmiş ki çocuklarının hayal gücü ile kurduğu bu aslan adam figüründen, babası ona mamut dişinden bir “Aslan Adam” yapmış. Hayalindeki tasvirin gerçeğe dönüştüğünü gören çocuk mutluluktan havalara uçarcasına öyle çok sahiplenmiş ki bu aslan adamı, hayatının sonuna kadar onu yanından ayırmamış.

Bu çocuğun hayal gücü tarih öncesi çağlarda insanlık tarihini anlamamıza yardımcı olacak cinsten…

1939 yılında Almanya`nın Svabya alplerindeki Stadel Mağarası`nda bir arkeolog rutin araştırmalarını sürdürmektedir. Aniden kazıdığı toprağın içinden başı aslan, gövdesi insan şeklinde ve yaklaşık 30 cm uzunluğunda, 250 gram ağırlığında bir heykel bulur. Arkeolog bu küçük heykeli iyi bir şekilde muhafaza ederek karbon tekniği kullanıp hangi çağda yapıldığını öğrenmek için laboratuvara götürür. Arkeolog sonucu öğrenince çok şaşıracaktır. Yapılan tetkikler sonrası bu heykelin yaklaşık 40 Bin yıl öncesine ait olduğu ortaya çıkar. Bu heykel insanoğlunun 40 Bin yıl önce hayal kurduğunu gösteren en etkili kanıtlarından biri olarak tarihin seyri içinde yerini alır. Almanya`nın Ulmer Müzesinde muhafaza edilen bu aslan başlı insan heykeli, 40 Bin yıl önce bir çocuğun hayal gücünü gözler önüne seriyor mu bilinmez. Ama insanoğlunun hayal gücünü on binlerce yıl öteye taşıyarak günümüzden hayli uzak bir çağda bu tasvirin var olması muhteşem bir şey.

Stadel Mağarasında bulunan bu aslan başlı heykele “Stadel Aslanı” adı veriliyor. Ayrıca Peugeot marka otomobillerin logoları da Stadel aslanından esinlenmiştir. 40 Bin yıllık bu küçük heykel aşağıdaki fotoğrafta görülüyor.

Bir Yorum Yazın