MARATON

STRATEJİLER

Maraton koşusunun nereden geldiğini herkes az çok bilir. Bu konuya değinerek Maraton Muharebesi`nin nasıl Maraton koşusuna döndüğünü; buna bağlı olarak da günümüzdeki iş yaşamında pazarlama ve satış alanlarını Maraton Muharebesi ve Maraton koşusuyla ilişkilendirip bundan nasıl fayda sağlanılacağını aktarmak istiyorum.

Maraton Muharebesi ile ilgili birçok kaynak var (Buradan ulaşabilirsiniz) ve konuyu çok detaylandırmadan genel hatlarıyla şöyle özetleyebiliriz:

M.Ö. 490 yılında Atinalılar ve Persler, Atina yakınlarındaki Maraton Ovası`nda karşı karşıya gelmişler. Persler büyük bir askeri güçle Atinalılar`a saldırmak için deniz kıyısından karaya ulaşıp binlerce savaşçı ile Maraton Ovası`na kadar ilerlemişler. Fakat o da ne…! Atinalılar Persler`i karşılarında görünce dut yemiş bülbüle dönmüşler. Çünkü Atinalılar sayıca çok azlarmış. Savaşçılar arasında bu karşılaşmanın kendilerini hezimete uğratacağını fısıldayanlar diğerlerini de etkilemeye ve ürkütmeye başlamış. Persler`in savaşçı sayısı inanılmaz oranda fazlaymış. Bu durumu fark eden Atinalı komutanlar hemen bir taktik oluşturmak için bir araya gelmişler.

Önce her iki ülkenin ordusu karşılıklı olarak falanks düzeni oluşturmuşlar.

Atina ordusunun her iki yan tarafına atlı araba savaşçıları konuşlandırılmış. Pers ordusu da Atina ordusunun karşısında falanks düzeni almış. Bu düzen ile birlikte Atina savaşçıları kendi aralarında fısıldaşmayı, korkuyu ve dedikoduyu bırakmış. Çünkü bu düzen ile birlikte sadece hedefe odaklanmışlar. Atinalı komutanlar savaşçılarının yenik düşme korkusu ile kafalarını meşgul etmemeleri için onların sadece hedefe odaklanmalarını ve güçlü durmalarını sağlamış. Buradan çıkan sonuç sadece işini düşün ve işine odaklan…!

TAKTİKLER

Atina komutanlarının taktiği ise muhteşem bir sonuç verecektir. Taktik şöyle: Kendi savaşçıları Pers ordusundan sayıca çok az olsa da onları akıl gücüyle yenecek bir taktik uygulayacaklardır. Karşılarındaki devasa büyüklükteki orduyu nasıl bozguna uğratabilirler? Tabi ki esas büyük komutanı ele geçirerek… Burada günümüz pazarlama yaklaşımlarından birkaç örnek vermek istiyorum. Mesela bir ürün sattığınızı düşünün, örneğin bir cep telefonu… Bu cep telefonunu bana pazarlamak ve satışını sonlandırmak için beni o telefonu almaya ikna etmeniz gerekiyor. Yani benim ikna olabileceğim, onaylayacağım ve “Tamam” diyebileceğim beyinsel karar alma fonksiyonumu alt etmeniz, yenmeniz gerekiyor. Bir şekilde ele geçirmek de denilebilir. Ya da başka bir örnek: Diyelim ki bir deterjan firmasının ürünlerini pazarlıyorsunuz. Karşınızda 3 hanımefendi var. Bunlardan birini bile satış için ikna ettiğinizde onun da diğerlerini ikna etmesi büyük bir ihtimaldir. Ama önce deterjana esas ihtiyacı olan hanımefendiyi belirlemek önemli. Buradan şu sonuç çıkıyor: Stratejiyi belirle, hedeflere odaklan, süreç içinde taktikler uygula ve sonuca git…

SONUCA GİDEN STRATEJİK KARARLAR

Şimdi gelelim Atinalılar`ın Persleri Maraton Ovası`nda nasıl yendiklerine. Falanks düzeni oluşturun tüm savaşçılar aynı anda var güçleri ile koşarak saldırıya geçerler. Aynı zamanda yan tarafta bulunan atlı araba birlikleri de hücuma geçer. Böyle bir çarpışmada kazanmak imkansız… Fakat o da ne…! Yolu yarılayan sağda ve soldaki atlı araba birlikleri birden hızla ve aynı anda yönlerini Pers ordusunun tam ortasındaki büyük komutana çevirerek oraya doğru hücuma geçerler. Zaten yaya savaşçılar da Pers ordusunun orta kısmındaki alana yaklaşmış olacaklar. Yanlardan hızla atlı arabalarla hücuma geçen birliklere yine Pers ordusunun yan taraflarında bulunan yaya askerlerin aynı hızla ulaşması çok zor. Böylelikle Atinalılar tüm güçleriyle orta alandaki Pers komutanına ve onun etrafındaki yardımcılarına saldırarak Pers komutanını ele geçirirler. Sonuç ise Persler için hüsran oluyor. Komutanları ele geçirilen Persler`in talimat alabilecekleri bir komutan olmadığı için korkuya kapılarak darmadağın olurlar. Sonunda Atinalılar Maraton Ovası`da gerçekleşen bu savaşı kazanır.

Daha sonra zaferin ardından Pheidippides isimli bir asker zafer müjdesini Atina`ya ulaştırmak için Maraton Ovası`ndan Atina`ya üç saatten az bir zamanda durmaksızın koşuyor. Pheidippides Atina`ya ulaşır ulaşmaz “Kazandık..!” diyebildikten sonra bitkinlikten yere yığılarak hayatını kaybediyor.

Atinalı`ar daha sonra bu cesur adamın koştuğu mesafeyi ölçer. Tam 42 km 195,5 metre. Günümüzde kullanılan Maraton koşusu ismi de buradan geliyor.

SONUÇ

Buradan çıkarılacak sonuç: Şartlar ne olursa olsun kendini küçümseme…! Eğer doğru stratejilerle yol alırsan, hedefine giden yolda doğru taktikler uygularsan, etrafındaki büyük çoğunluktan korkmayıp sadece o çoğunluğun içindeki hedefine ulaşmaya odaklanırsan başarırsın…

Bir Yorum Yazın