MÜZİK VE PAZARLAMA

MÜZİĞİN TÜKETİM ALIŞKANLIKLARINA ETKİSİ

Müziğin insan hayatında tüketim alışkanlıklarına yön verdiğini kanıtlayan birçok araştırma var. Daha temel düşünürsek “Ses” algısı insan davranış ve hareketlerini etkiliyor. Mesela ben telefonumda çok hızlı çalan hareketli telefon müziklerini kullanmıyorum. Çok hareketli bir telefon müziği, telefonunuz çaldığında emin olun bir odadan başka bir odadaki cep telefonunuzu açmaya giderken yaşadığınız telaşı tetikler. Oysa yavaş bir müziğin daha sakin bir reaksiyonu vardır.

Müziğin ( ve sesin) o kadar çok insan hayatına etkisi var ki, ben burada müziğin pazarlama ve satış iletişimindeki etkisinden bahsetmek istiyorum. İşim gereği birçok seyahate çıkıyorum ve bazı mekanları, otelleri, kafeleri, restoranları kullanıyorum. Mesela herhangi bir restoranda televizyon, bir radyo, bir müzik sesi gelmediğinde insanlar sadece kendi seslerini ve çatal – bıçak seslerini duyuyor. Bu nedenle birçok insan belki de bir daha orayı kullanmayacak. Çünkü müşteriler sadece yemeklerini bitirip oradan uzaklaşma algısı ile hareket ediyor. Bunlar benim kişisel gözlemlerim. Hatta çok eskilerden Adıyaman`daki bir otelin sahibine hem kahvaltı, hem de restoran olarak kullandıkları mekan için bir televizyon almalarını söylemiştim. Çünkü müşterilerin birçoğu müzik çalan; bir radyonun, bir televizyonun ya da herhangi bir ses enstrümanının olduğu bir ortamda daha fazla yiyecek ve içecek tüketiyor. Televizyonu aldıktan sonra onlar da müşteri memnuniyetini gördüler:))

SAKİN MÜZİK – HIZLI MÜZİK

Bir de müziğin olduğu mekanlardaki müşteri davranışlarına bakalım. Bir restoran ya da kafede müzik çalınması, insanların orada vakit geçirmesini ve ödedikleri parasal miktarı arttırıyor. Daha da ileri gidelim; bir mekanda yavaş tempolu bir müziğin çalınması, hızlı bir müzik çalınmasına oranla bunu daha çok arttırıyor. Müzik böylelikle insanların o mekanlara daha sonra da uğramasına vesile oluyor. İnsanlar çevrelerindekilere öneriyor. Bu verdiğim örnekler tabi ki her mekan için geçerli değil. Ama müziği kullanmak ayrıcalıklı bir fark yaratmış oluyorlar. Müziğin tüketici davranışlarına yön verdiği gerçeğini gözardı etmeyen işletmeler, kendileri için bundan çok fazla değer elde etmişlerdir. Bununla ilgili birçok araştırma sonucu vardır. Pazarlama ve değer üretimi için yazdığım bir başka yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

FARKLI MÜZİKLER, FARKLI ALIŞVERİŞLER

Bir süper markette 2 haftalık araştırma yapılır. Bu markette bir hafta Fransız müzikleri, diğer hafta da Alman müzikleri çalınır. Sonuç nasıldır sizce?

Fransız müziklerinin çalındığı hafta en çok Fransız içecekleri, Alman müziklerinin çalındığı hafta da en çok Alman içecekleri satılıyor. Her iki ayrı haftada da  bu oran %70`in üzerinde… Sesin ve müziğin müşteri eğilimlerine, davranışlarına ve satın alma kararlarına yön verdiği aşikar. Mesela bir başka örnek vereyim: Yavaş tempolu bir müziğin çaldığı bir mağazada müşteriler daha çok zaman geçirir ve daha çok para harcar. Yüksek tempolu müzik çalan mağazalarda ise insanlar hemen ihtiyacı olan şeyi alıp oradan ayrılma eğilimine girerler. Yani aslında müziğin kendisinde de olduğu gibi yavaş bir müzik sakinliği, hızlı bir müzik ise telaşı ve koşuşturmayı içeriyor.

Bir Yorum Yazın